Güney Kore’den Dünyaya Bir Çağrı Var

Güney Kore’de Nisan ayının ilk haftasında düzenlenen ve 55 ülkeden 100 gazetecinin katıldığı Dünya Gazeteciler Konferansı önemli konuların ele alınmasını sağladı. Seul’de JAK-Journalists Association of Korea’nın girişimiyle yapılan program Busan, Incheon, Suwon gibi şehirlerde devam etti. Özellikle 2018 yılında Pyeongchang Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapacak olan ülkenin çatışmaya karşı spor yoluyla barış teklifi programın ana temasını oluşturdu. 

Güney Kore’nin tek sorunu Kuzey Kore’yle değil. Bölgede patlamaya hazır pek çok sorun bulunuyor. Japonya’yla yaşanan tarihi tartışmalar bunlardan birisi. İkinci Dünya Savaşı sürecinde Japonya’nın Koreli kadınlara yönelik tacizleri ile “comfort women” adlı seks köleliği skandalları iki ülke arasındaki en önemli sorunlardan birisi.

Öte yandan Güney Kore’ye ait Dokdo adalarının Japonya tarafından sahiplenilmesi de ilişkileri geren başka bir etmen. Zaman zaman Doğu Denizi’nin Japon Denizi olarak adlandırılması da mevcut gerginliği devam ettiriyor.

Japonya’ya ek olarak, Çin’le son dönemde ABD menşeli THAAD hava savunma sistemi nedeniyle gerilen ilişkiler ve Güney Çin Denizi’ndeki gerilimler Doğu Asya’yı ve özelde Güney Kore’yi olumsuz biçimde etkiliyor. Bu sorun sebebiyle Çin’deki Güney Kore yatırımları baskı altına alınmış ve Çinlilerin Güney Kore’yi ziyaretine kısıtlamalar getirilmiş durumda.

Adı yolsuzluk iddialarına karışan ve Anayasa Mahkemesi tarafından Mart 2017’de görevine son verilen eski cumhurbaşkanı Park Geun-hye meselesi de yoğun gündemin en önemli parçası olarak Güney Kore’yi yorucu bir maratona sokmuştu.

Kuzey Kore’nin sürekli devam eden nükleer saldırı tehdidi ise apayrı bir tehlike olarak duruyor. Bunun dünyaya daha iyi duyurulması ve dünya kamuoyunun dikkatini daha çok çekmek adına Güney Kore, dünya medyasının bu gelişmeleri yerinden gözlemlemesi için gerekli girişimlerde bulunuyor.

Açılış programı Seul Basın Merkezi’nde yapılan konferans, JAK Başkanı Jung Kyu-sung’nun konuşmasıyla başladı. Jung, “Bu programda katılımcılarımız dünyanın tek bölünmüş ülkesi olan Kore’deki gelişmeleri yakından gözlemleme imkanı bulacaktır. Medyanın siyasi gelişmeler üzerindeki rolü küçümsenemez. Bu yüzden barışın tesisinde medyanın gücünü de pekiştirmiş olacağız,” diyerek dünyanın en önemli bölgesel sorunlarından bazılarına ev sahipliği yapan Kore yarımadasındaki duruma dikkat çekti.

Program boyunca bölgedeki gelişmeleri kendi bakış açılarıyla anlatan Çinli ve Amerikalı gazetecilerin yaklaşımları da ilgi çekiciydi. Çin tarafı ABD’nin THAAD hava savunma sistemi girişiminin bölgeyi daha büyük sorunlara sürükleyebileceğini, Güney Kore’nin farklı bir yol izleyerek bölgesel dengeyi koruyabileceğini belirtirken Amerikalılara göre ise bölgenin güvenliği için dış destek şart. Görülen o ki, Doğu Asya’nın kaderi Çin-ABD-Güney Kore-Kuzey Kore-Japonya arasındaki değişken dengelere bağlı.

Programdaki en önemli görüşmelerden birisi ise 2018’de kış olimpiyatlarına ev sahipliği edecek olan Pyeongchang’ın bağlı olduğu Gangwon bölgesinin valisi Choi Moon-soon ile yapıldı. Gangwon bölgesi Güney Kore’nin kuzeydoğu kesiminde yer alan ve bir diğer yarısı Kuzey Kore’de kalan bir bölge özelliğinde. Kış olimpiyatlarının burada yapılacak olması bu yüzden manidar oluyor.

Konuşmasında, gazetecilerin bir karşılaştırma yaparak aynı bölgenin iki yarısının gelişmişlik durumunu görebileceklerini söyleyen Choi, Güney Kore’nin her türlü tehdide rağmen barış vurgusuyla olimpiyatlar düzenlediğini belirtti. Ayrıca Kuzey Kore’nin başkenti olan Pyongyang ile Güney Kore’de olimpiyatlara ev sahipliği edecek olan Pyeongchang’ın da isim olarak iyi bir karşılaştırma örneği olduğunu ifade etti.

Güney Kore’nin son yıllarda boş arazileri değerlendirip yeni şehirler kurma girişimi de programın temalarından birisiydi. “Smart City” mantığında kurulan şehirler, bölgenin ve dünyanın önemli ekonomi merkezleri olarak tasarlanmakta ve çağın ilerisinde bir yaşam imkanı sunmakta. Hepsi de yeni bir bakış açısıyla her türlü doğal imkanı ekonomik getiriye dönüştürebilecek, kendisine yeterli enerji üretebilecek ve dünyada örnek olarak gösterilebilecek şehirler olarak öne çıkıyor. En başta başkent Seul’un yükünü hafifletmek ve ülkeye yönelik herhangi bir tehditte riski en aza indirmek için böyle bir yol seçilmiş. Sejong City and Incheon City bunların en başında geliyor.

Güney Kore, günümüz insanlarının rahat bir biçimde yaşayıp çalışabileceği imkanlar oluşturmak ve  ekonomik ve teknolojik ilerlemeyi en ileri safhaya taşımak için var gücüyle çalışıyor. Sahip olduğu sorunları dünyaya daha iyi anlatmak için de uygun olan her yolu deniyor. Güney Kore’ye göre barış sağlanmazsa, küresel kalkınma sağlanamaz. Bu yüzden, en başta Kuzey Kore’nin bir tehdit olmaktan çıkması ve bölgedeki tansiyonun en kısa sürede düşürülmesi şarttır.

Mehmet Fatih ÖZTARSU

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply

Powered by WordPress | Designed by: Free Web Space | Thanks to Best CD Rates, Boat Insurance and software download